Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta düzenlenen ve BM Genel Kurulu kapsamında gerçekleşen önemli etkinlikte ABD’ye çağrıda bulundu. Türkiye ile ABD arasındaki savunma işbirliğini engelleyen kısıtlamaların ve ilave tarifelerin kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, ilişkilerin daha güçlü ve sürdürülebilir hale gelmesi için karşılıklı adımların atılmasının elzem olduğunu belirtti. Fidan, bu taleplerin sadece ekonomik ve savunma alanlarıyla sınırlı olmadığını, bölgesel ve uluslararası meselelerde de iki ülkenin ortak hareket etmesini teşvik etti.
Millî diplomat, Türkiye ile ABD’nin karşılıklı ilişkilerinin 100. yılına yaklaşılırken, iki taraf arasındaki güçlü dayanışma ve ortaklık yapısının geçmişteki krizlere rağmen sürdüğüne dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin bu süreçte önemli bir katalizör olduğunu anlatan Fidan, özellikle ekonomik ilişkilerdeki büyümenin ve karşılıklı güvenin temel taşlar olduğunu vurguladı. Türkiye ile ABD arasındaki mevcut ekonomik hacmin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını kaydeden Fidan, iki ülkenin hedefleri arasında toplam ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması bulunduğunu hatırlattı.
Fidan, bu noktada yüksek katma değerli üretim ve ekonomik güvenliği artıran politikaların daha fazla desteklenmesi gerektiğine değinerek, özellikle ilave tarifeler gibi engellerin kaldırılması gerektiğinin altını çizdi. Savunma alanında da ilişkilerin önemli olduğunun altını çizen Fidan, mevcut kısıtlamaların iki tarafın ortak çıkarlarına hizmet etmediğine dikkat çekti. “Devam eden sorunları çözmeli ve işbirliğimizi sınırlayan tüm kısıtlamaları kaldırmalıyız” diyen Fidan, ABD’nin enerji alanında da Türkiye’nin önde gelen tedarikçilerden biri olmasında uzun vadeli ortaklıkların büyük önem taşıdığını belirtti.
Güneydoğu bölgesindeki gelişmelere de değinen Fidan, Suriye ve Irak’taki ulusal kurumların güçlendirilmesinin ve terörden arındırılmış bir bölgede ilerlemenin ciddi bir adım olacağını ifade etti. Bölgesel istikrar ve güvenlik için yerel aktörlerin sorumluluk almasının ve kendi çözümlerini üretmesinin daha doğru olacağını vurguladı. Ayrıca, İran ve İsrail gibi bölgesel güçlerin bölgedeki politikalarını şekillendirmede ABD’nin daha etkili bir tutum sergilemesi gerektiğini belirterek, özellikle İsrail üzerindeki nüfuzun daha fazla kullanılmasını beklediklerini dile getirdi. Gazze bölgesindeki gelişmelerin bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu ve Türkiye’nin bu krizlere karşı diplomatik çabalarını sürdüreceğini sözlerine ekledi.
Son olarak, Fidan, bölgesel sorunların çözümünde Türkiye ve ABD’nin yakın koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğine değinerek, Karadeniz, Kafkasya, Ukrayna ve Balkanlar gibi bölgelerde ortak diplomasinin hayati önemde olduğunu vurguladı. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış sürecine destek verilmesi, Ukrayna’daki duruma dair diyalogların sürdürülmesi ve Balkanlar’daki gerilimlerin önlenmesi alanında adımlar atılmasının önemini dile getiren Fidan, iki ülkenin orta vadede hedeflerinin, ilişkileri yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda küresel barış ve istikrarın güçlendirilmesine hizmet edecek şekilde kullanmak olduğunu belirtti.
